Değerli Meslektaşlarım,
Danıştay 10. Dairesi , artılarıyla eksileriyle yorumlunabilecek, tartışılacak çok önemli bir kararı mesleğimiz adına verdi. Ama genel olarak farkettiyseniz bir sessizlik hakim. Kararı duyar duymaz insan mutlu oluyor. Çünkü bu karar gerçekten çok önemli . Uzun zamandır yıkılan umutlarımıza yeniden can verecek harika bir durum. Sessizlikten anlaşılan ,sanırım herkesin aklında bir soru var? ‘’Peki Şimdi Ne Olacak’’Ben kişisel olarak şimdiden sonra ne olacağını başlıklarla, senaryolarla sizlere yorumlamak istiyorum. İlk baştan açıklama gereği duyuyorum. Yazdığım yazı sadece kişisel yorumumdur. Hiçbir kimseye atfen yazılmamıştır. Yazıda kendini bulan arkadaşlarımda lütfen kırılmasınlar.
PEKİ ŞİMDİ NOLACAK?
SENARYO-1
FTR Dal Merkezlerinin Ve Hastanelerin FTR Ünitelerin Bir Kısmı Kapanacak!
‘’Yorgan Gitti, Kavga Bitti’’
Evet birinci üstünde durduğum konu bu. Peki neden kapanıyor?
FTR ünitelerinde fizyoterapi hizmeti veren kişiler artık fizyoterapist olmak zorunda. Malum hepimizde biliyoruz ki bu kuralı özelde uygulayan şimdiye kadar olmadı. Ama devlet hastanelerinin çoğunda , üniversite hastanelerinde çok değişiklik olmayacak. Zaten oralarda fizyoterapi hizmetinin tamamını fizyoterapistler yapıyordu. Şu ana kadarda tüm meslektaşlarımız fizyoterapi hizmetlerinin tamamını fizyoterapist yapması konusunda hemfikirdi. Bir kısmı hemfikirdi ama sağ gösterip sol vurdu. Onlara yazımın devamında geleceğim ve kendilerine deyimin tam tersi olarak sol gösterip sağ vuracağım.
Evet gelelim konuya.
Pazartesiden itibaren avukatımız aracılığıyla il sağlık müdürlüklerine danıştayın kararı gönderilecek ve uyulması istenecek. Uymayanlar hakkında sanırım yasal işlem başlatılabilecek. İl Sağlık Müdürlükleri kararı bağlı bulunan sağlık merkezlerine gönderecek ve uymalarını isteyecek. Kararı eline alan ‘’ Büyük Patronlar, Babalar’’önce durumu anlamakta zorluk çekecek. Hemen telefonu eline alıp kendinden daha baba olanlara durumu soracak. İlk görüşme ‘’ Abi bu fizyoterapistler yine yapacağını yaptı , şimdi ne yapacağız ‘’sorusu olacak. O baba başka babayı arayacak. Hatta en son belki sağlık bakanlığı, milletvekilleri, Danıştay üyeleri, SGK dan sorumlu babalara kadar konu iletilecek. Karar değiştirilmeye çalışılacak. Bizim ekip arkadaşlarımız, kankalarımız ekibimizin liderleri bu ülkenin olmazsa olmazları, önderlerimiz sayın kimi fizik tedavi doktorları (asla hepsi değil), hatta kimi meslektaşlarımız, ben onları ‘’Vicdani Retçi’’ (ama vicdanlarının nasıl rahatladığı konusunda şaşırıyorum) olarak yorumluyorum. Bu babalara yol gösterecek işbirliği yapacak. Şimdiye kadar ki soygun yetmemiş gibi yangından ne kurtarabilirsek kar kardır mantığıyla ellerinden geleni yapacaklar. Önce diyeceklerki ‘’Biz fizyoterapistlerin sorunlu olduklarını size söylemiştik. Bize inanmadınız bakın sonuç ne oldu’’. Çünkü onların mantığında hırsızlığı herkes yapıyorsa o hırsızlık olmuyor. Saklandıkları cümle şu.’’ E bunu herkes yapıyor. Bunu değiştiremezsiniz ki’’ Ve sanırım, umudum, inancım karara artık bir şey yapamayacaklar. Uymak zorunda kalacaklar. Tabi bu işten en karlı halkımın masum vatandaşı çıkacak. Sonuna kadar helal olsun onlara, ne yapılsa az bu milletime. Ve sevgili fırsatçı yada zorunda kalan fizyoterapist dışındaki hekim dışı sağlık personeli arkadaşlarımıza bu karardan dolayı işten çıkarmak zorunda kalacakları söylenecek. Hatta bu durumun mağduru olarak gördükleri bu kişilerin meslek derneklerinden destek isteyecekler. Suçlu olarak da hırsızlıklarına son verilmesi değil fizyoterapistlerin tutumu gösterilecek. Fizyoterapistlere karşı kışkırtılacak. Artık bir işe yaramayan , bu hırsızlık kurbanı ve yerlerine sıkı sıkı tutunan açıkçası kaba tabir ama çöreklenen hekimdışı sağlık personeli kardeşlerimizin yerine fizyoterapinin kralı olmazsa olmazı fizyoterapistler işe alınmaya başlayacak. Yalnız alınan hasta kotası değişmeyeceği için (çünkü bu fizik tedavi doktorlarına bağlı) personele verilen maaş artacak. Kimi karından zarar edecek , kar etmeye devam edecek ama şu ana kadar doymadığı için bu para kaybından çok rahatsızlık duyacak. Fizyoterapistlere kin besleyecek.Önce fizyoterapistlerin maaşları düşürülmeye çalışılacak. Böyle giderse ayakta duramayacaklarını maaş ödemelerinin arttığını böyle giderse kapanacaklarını söyleyerek duygu sömürüsü yapacaklar. Ama malum fizyoterapist ülkemizde yetersiz olduğu için piyasayı düşürme çabaları yetersiz kalacak. İşe alacakları fizyoterapistleri kapabilmek için kendi içlerinde rekabet yapacak ve verdikleri maaşı artıracaklar. Sonrada ortaya çıkacaklar hem suçlu hem güçlü olarak bu fizyoterapistler çok maaş istiyor diyecekler. Kendileri talebi artıracak sonrada suçlu bizi göstercek. Sonra artan fizyoterapist maaşlarına çoğu kurum dayanamayacak ve açıkçası iflas bayrağını çekecek. Çünkü aldıkları ödenekler masraflarını karşılamayacak yada karlı bir iş olmaktan çıkacak ve cazibesini yitirecek. Böylece ortalık biraz temizlenecek. Bu işte büyük olanlar ayakta duracak. Mantar gibi heryerde biten bu dal merkezleri biraz temizlenecek. Bitmemek için sağlık bakanlığına baskı yapacaklar ama artık bakanlıkta arkalarında durmayacak. Çünkü bakanlıkta artık bunlardan sıkıldı. Yaptıkları soygunun farkındalar. Her yıl fizik tedaviye ödenen ödenek azaltılmak için bir yönetmenlik değişiyor yıl doluyor bir bakıyorlar azalmasını bekledikleri ödenek iki katına çıkmış. Malum doymayan, gözünü para hırsı büyümüş insan oğlu.
Ve uzun bir yazıdan sonra çoğu FTR dal merkezini ve pek çok hastanenin FTR ünitesini kapattık. Peki sonucunda ne olacak. Öyle kimse işsiz kalmayacak. Ortalıkta ki merdiven altı yerler, işini iyi yapmayan etik dışı yerler kapanacak. Bu senaryoya göre kazanan kim mi olacak? Öncelikle hastalar sonra sağlık sektörü ve fizyoterapistler…
SENARYO-2
Dikkat Kiralık Diploma!
‘Tan Yeri Ağarınca Hırsızın Gözü Kararır’’
Daha önce iş yapmayıp diplomam çalışsın diyen, benim rahatına düşkün meslektaşlarımın diplomaları ,artık işe yaramadığı için çoğuna geri iade edilmişti. İşte o diplomalar tozlu raflardan yeniden çıkacak ve adeta prim yapacak. Kapış kapış olacak. Diplomaları maaşalah fabrika gibi çalışacak, kendileri yatacak. Sonra utanmadan bu hastayı ben aldım diye imzalayacaklar ve paralarını alacaklar.
Kurumlarda çalışan fizyoterapistlerle konuşulacak. Fizyoterapist dışındaki fizyoterapi hizmeti veren hekimdışı sağlık personeli işten çıkarılmayıp kiralık diplomalarla iş çözülmeye çalışılacak. Kurumda aktif çalışan Fizyoterapistlerde bu durumu ihbar etmeyecek. Çünkü bir kısım meslektaşımın işine gelecek.’’Büyüğümdür dokunmayayım, Aman benden çıkmasın, Aman bana ne, Arkadaşımdır ayıp olur, Kendi kurumumdur napayım yani batayım mı’’ mantığıyla kendileride bu hırsızlığa ortak olacak. Kurum dışından yapılan ihbarlarda bu diploması olan arkadaşlarım denetlemede çalışıyomuş gibi gözükecek çünkü denetlemede orda bulunacak. Sonra yine sil baştan eski problemler. ‘’Lütfen kiralık diploma vermeyin’’, ‘’Şu kurumda kiralık diploma’’ ihbarları olan yazılar. İnsanoğlu balık hafızalı olduğu için çok yakında yaşadığı sorunları unutacak ve aynı etik dışı işleri yine yapacak. Sonra çıkacak diyecek ki ‘’ Yıllardır hep aynı sorunlar, çözülmüyorki. Dernek napıyor ki, Hem bir tek ben mi yapıyorum, Bu sorunun çözümü böyle olmaz, bir tek kiralık diploma olayı bizde mi var’’ diye düşünen ama çözüm üretmeyen saygıdeğer meslektaşlarım ,bu şekilde kendini avutacak ve taraftar toplamaya çalışacak.
Kendiside haklı aslında iş yapmayıp para kazanmak kime cazip gelmez ki.(!) Ben aldığım parayı bilirim valla bana ne meslekten(!)
Bu sorunu çözecek meslek yasası aslında. Yakaladığını ibret olsun diye atacaksın içeri bak bakalım başka yapan olur mu. İnşallah bu ülkede ilerleyen günlerde buda olacak (dua ediyorum ) diplomasını kiraya veren içeri atılacak ve ceza evinden pişmanım diye mektup yazacak.
SENARYO-3
Geleceğin En Çok Prim Yapan Meslekleri…
‘’Kurt Dumanlı Havayı Sever’’
Senaryo-2 Olursa Çeşitli meslekleri prim yaptıracak…
- Kurumlara Kiralık Diploma bulan Fırsatçılık
- Kiralık Diplomamla İş arıyorum
- Kiralık Diploma İhbarcılığı
- Kiralık Diploma Bulan Fırsatçıların İhbarcılığı
Evet yukarıda işler çok prim yapacak. Fırsatçılar iyi para kazanacak. Diplomasını kiraya verenlerle işbirliği yaptıkları ortak işe girecekler ve iyi para kazanacaklar. Çözüm mü? İhbar edene Türkiye Fizyoterapistler Derneği düzenlediği Kurslardan birini ücretsiz hediye etsin bence. Ancak gizli tutulması çok önemli. Diploma Fırsatçısını ihbar edene de büyük ödül. Geçtiğimiz yıl Ankarada bir su sıkıntısı oldu. Belediye halı yıkamasını yasakladı. Ama bu duyarlılığı göstermeyen kişilerle mücadele için belediye bir yöntem buldu. Melih Gökçek bu korkulur tabi. Halı yıkayanı ihbar edene küçük altın verilecek dedi. Etraf da halı yıkayan kalmadıJ
SENARYO-4
Hiçbir İşe Yaramayan Bir Karar Olursa?
‘’Fare Dağa Küsmüş, Dağın Haberi Olmamış’’
Danıştay kararı hiçbirşeyi değiştirmezse ne yapalım en azından bir hafta sevindik deriz artık. 1. Senaryoda saydığım babalar baskın çıkıp kararı bozdurursa soyguna devam. Bizde mücadeleye devam. Hevesimiz kursağımızda kalarak umutlarımız bir sonraki bahara bırakırız… Ama Mücadeleye Devam…
SENARYO-5
Elektroterapiyi Fizyoterapistin Yapmasını Doğru Bulmuyorum?
‘’Abdal Ata Binince Bey Oldum Sanır, Şalgam Aşa Girince Yağ Oldum Sanır’’
Pek çok meslektaşımdan duyduğum ve duymaya utandığım bir durumda şu. Sanki kendiyle alakası yokmuş gibi fizyoterapistin elektroterapi yapmasını doğru bulmayan, anlamsız ve gereksiz bulan çok sevgili (!), değerli(!) meslektaşlarım yazacaklarım size.
Bunun eğitimin sizler almadınız mı? Peki neden şimdi beğenmiyor sırtınızı çeviriyorsunuz? Elektroterapi Fizyoterapistin yapması gereken ve son derece önemli olan bir fizik tedavi uygulamasıdır. Bunun eğitimini ayrıntılı olarak aldık. Ve bu aldığımız eğitim arkasında durmalıyız. Ben bunun eğitimini çok değerli hocam sayın Prof. Dr. Nuray KIRDI ve ekibinden aldım ve aldığım bu eğitimi hiçbir zaman gereksiz bulmadım.Bunun aksi hocama hakarettir, bu dersin ülkemizdeki üstad hocalarına saygısızlıktır. Lütfen en azından bu ayıbı sesli olarak ortalıkta söylemeyin. Değerli elektroterapi hocalarım lütfen artık şu kılıçları çekin ve bu kişilere haddini bildirin. Lütfen konu ilgili mail atın. Bunu gereksiz ve basitleştiren maalesef bizleriz. Buna zemin açanda mevcut işi boş olan sistem. Bizde bu sisteme ayak uyduruyor işimize geldiği gibi kendi kendimize havaya giriyoruz. Şunun herkes farkında olmalı ‘’ Fizyoterapi ayrılmaz bir bütündür. Elektroterapi bu bütünün parçasıdır. Fizyoterapinin ayrılmaz bütünü olan elektroterapiyi sahiplenmeli ve boşaltılan içini doldurmalıyız. ”
Eskidende yapılan yanlış buydu. Aslında olayların günümüze bu şekilde gelmesinin nedeni bence elektroterapiyi sahiplenmemiz.Onu gereksiz görüp, Fizyoterapistin yapmasada olacağı bir tedavi yöntemi olarak görüp suistimale açmamız. Zamanında tüm uyarılara rağmen elektroterapiyi işin uzmanı olmayan kişilere emanet ettik. Biz çay içtik birileri yaptı. Sonra Yönetmenlik bizden aldı herkese verdi sora çıktık ağladık. Kime ağlıyoruz ki buna zemini açan zaten biziz. Sonra SUT da bizden gidince bize pek bir değerli geldi. Denir ya insanlar bir şeyi yitirmedikçe değerini bilmezmiş diye. İşte yitirdiğimiz tekrar hayata döndü. Lütfen artık ona sahip çıkalım. Değerini bilelim. Tekrar aynı yanlışı yapmayalım.
Elektroterapi Tekniker işi değildir!
Pek çok meslektaşım ben tekniker miyim elektroterapi yapacağım diyor. Hacettepe Üniversitesi hastanesinde, Çoğu devlet hastanesinde, askerliğimden biliyorum GATA da elektroterapiyi fizyoterapistler yapıyor. Onlar yıllardır yapıyor. Şimdi onlar gördükleri saygıdan bir şey mi kaybetti. Tekniker mi oldu. Hayır. Lütfen artık şu kibirimizden kurtulalım. Bütünlüğü bozmayalım.Fizyoterapi varsa Elektroterapi var. Fizyoterapi varsa fizyoterapist var.
****
Geçmiş yıllarda hemşirelere yada değişik meslek mensuplarına kurslar verilseydi ellerinde bilimsel veriler olacaktı. İşte o zaman Danıştay haklarında bilimsel bir veri yok diye yazmayacaktı. Şimdi yapılanın ne kadar doğru olduğunu anlayabiliyor muyuz?
****
Değerli Meslektaşlarım,
Herkesin gözü aydın. Artık mesleğimiz gün geçtikçe değişiyor, ilerliyor, kendine açtığı payı giderek artırıyor. Zamanında değerli hocalarımın küçücük bir aralıktan başladıkları ve yer edinmeye çalıştıkları delik büyüyor ve artık kafa tutuyor. Daha önce sizlerle üniversite sınavından çıkan sonuçları paylaşmıştım. Artık tutsaklık bitiyor. Nilgün Hocamın dediği gibi sayısız renkler bizi bekliyor. Her yağmur sonrası daha da parlıyoruz. Her geçen gün ayak seslerimiz daha da güçleniyor ve ses getiriyor.
Teşekkürler Değerli Fizyoterapi Hocaları,
Teşekkürler Değerli Yönetim Kurulu,
Teşekkürler Değerli Danıştay Üyeleri,
Teşekkürler Değerli Meslektaşlarım…
Atalarımızın güzel bir sözüyle uzun yazımı sonlandırıyorum.
”Günesini kaybettiysen sakin gözlerini kapama, yoksa yildizlarini da kaybedersin”
Haklı mücadelemize DEVAM , daha güzel haberler almaya DEVAM…
Uzun yazılarımı dikkatle sıkılmadan okuyan ,Bana her fırsatta desteklerini ifade eden Değerli Hocalarıma, Meslektaşlarıma,Sonsuz teşekkürler…
Saygılarımla…
Not: Bir Sonraki Yazım Dünyadaki Fizyoterapist Maaşları
Fzt. Ali KILIÇ
Hacettepe-2007
Yapılan Aramalar
- anadolu yakasında evler dikiş iş veren firmalar
- büşranın elişleri
No related posts.



Valla sayın tekniker bölümünüzün niye açıldığını bize değil açanlara soracaksın. Fizyoterapistlerin teknikerlik açılsın diye bir talebi olmadı. Talebi olanlarla bu konuda sonuna kadar mücadele verebilirsiniz bizde emin ol arkanızda olacağız. Fizyoterapistler kimi zaman mevcut sistemde yüksek puanlarla 4-5 yıl master doktorayla 11 yıllık çalışmalarına emeklerine üzülüyorlar siz 2 yılın hesabını mı soruyorsunuz. Amele gibi çalışıp ne yaptınız açıkçası merak ettim. Çünkü fizik tedavi sektöründe çalışan herkes fizyoterapist , doktor, hemşire yani herkes sizde dahil öyle çok çalışan(sizin tabirinizle amele) birileri değiller. İşleri belli. 2 yıllık bitirip ne yapmayı planladığını net olarak anlamadım. Tanıyı koymanıza izin veririz ama fizyoterapistim diye ortalıkta dolanmanıza izin vermeyiz üzgünüm. Elektroterapinin içi boşaldığı için önemsizleşti. Elektroterapi aslında çok önemli bir tedavi modalitesi. Elektroterapi uzman birinin yapması gereken bir yöntem. Ama günümüzde maalesef böyle gözükmüyor. ayrıca ülkemizde 50 yıllık bir meslek var. Teknikerlik daha dün bir bugün iki. Birşeyler kazanmanız için biraz tecrübe kazanmak bu ülkeye biraz üretmek lazım. işte o zaman herkes saygı duyacaktır.
bekara karı boşamak kolay…. maden elektroterapiyi fizyoterapistler becerebiliyo neden fizik tedavi teknikerliği diye bi bölüm acıldı ve bizim 2 senemizi aldılar….???? ben teknikerlirim ve kusura bakmayım ama okuduğum 2 sene boyunca fizyoterapistlerin kibirinden gecilmedi bizi amele gibi calıştırdılar…